0850 665 60 55 Destek Hattı (08.30 - 18.30 yerel saat) - Kolay Sipariş Takip Modülü -
Virüslerden korunmak için gerekli kış çayı tarifleri
30 Ocak 2020

Virüslerden korunmak için gerekli kış çayı tarifleri

Soğukların gelmesiyle birlikte hastalıklar da çoğaldı. Sadece ülkemizde değil, dünyanın dört bir tarafında başlayan virüs kaynaklı hastalıklar; toplu taşıma, okul ve ofis gibi kalabalık ortamlarda hızla yayılıyor. Sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve egzersizle korunabileceğimiz hastalıkların karşısında daha sağlam durmak için bunlardan fazlasına ihtiyaçtan duyduğumuz anda imdadınıza kış çayları koşuyor! Güzel kokuları ve yumuşak içimleriyle kış mevsiminin olmazsa olmazları arasında bulunan kış çayları, vücudunuza şifa depoluyor. Üstelik bu çayları içmek için hasta olmayı beklemenize gerek yok! Hastalıklara kalkan görevi gören kış çayları, soğuk havalarda bağışıklık sistemini güçlü tutabilmek için en gerekli içecekler arasında yer alıyor. Hastalıklardan korunmanın en keyifli yolu olan kış çayı tariflerini sizin için derledik!


Ekinezya çayı

Genellikle hazır olarak alınan bitki çayı karışımlarında görmeye alışkın olduğumuz ekinezya, alternatif tıbbın yıllardır ilaç olarak kullandığı bitkilerden biri. Kökenleri Kuzey Amerika’ya kadar uzanan bu bitki, enfeksiyonlara karşı vücudun direncini artırmak için kullanılıyor. Soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların yanı sıra yaraların iyileşmesinde de etkili olan ekinezya bitkisi; vücutta antikor üretimini artırıyor ve beyaz kan hücrelerini uyarıyor. 

Ekinezya çayını hazırlamak için bir iki çay kaşığı ekinezya çiçeği yeterli oluyor. Bir bardak ılık suda demlenerek ya da 10 dakika kaynatılarak hazırlanabilen ekinezya çayının düşük dozda kullanılması gerekiyor. Ayrıca yüksek kolesterol ilaçları ya da doğum kontrol hapları kullananların ekinezya çayını içmesi tavsiye edilmiyor. 



Hibiskus çayı

Uzmanların faydalarını saymakla bitiremediği hibiskus bitkisi, son dönemlerde popüler olan çaylardan olsa da tarihi çok eskilere dayanıyor. Şarkılara bile konu olan hibiskus, ülkemizde “hatmi çiçeği” olarak biliniyor. Sağlığınıza olan olumlu etkisinin yanı sıra güzelliğiyle sizleri kendine hayran bırakacak olan hibiskus bitkisi; beyaz, kırmızı, turuncu, mor ya da sarı renklerde karşımıza çıkıyor. 

C vitamini açısından en zengin bitkilerin başında gelen hibiskus, bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun direncini artırıyor. Sadece kış aylarında değil, her mevsimde kullanabileceğiniz hibiskusun iyi geldiği diğer rahatsızlıklar arasında hazımsızlık da bulunuyor. Kilo vermek isteyenlerin sıklıkla başvurduğu bitkilerden olan hibiskus, metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeyi kolaylaştırıyor. Regl dönemindeki ağrı, kramp, ödem ve şişkinliklerin de düşmanı olan mucizevi bitki; hücre deformasyonunu önleyerek cilt yaşlanmasını yavaşlatıyor. Bir tutam hibiskus ve bir bardak kaynar suyla hazırlayabileceğiniz hibiskus çayının bal, limon ve tarçın kabuklarıyla tüketilmesi tavsiye ediliyor. 


Kuşburnu çayı

Faydaları, yapılan araştırmalarla kanıtlanmış olan kuşburnu; C vitamini açısından oldukça zengin. Limon, mandalina ve portakaldan bile daha çok C vitamini oranına sahip olan kuşburnu; aynı zamanda güçlü bir antioksidan kaynağı. Doğru demlendiğinde ve dozunda kullanıldığında vücudumuza pek çok yararı bulunan kuşburnu bitkisi; barındırdığı likopen, magnezyum ve demir gibi değerli mineraller sayesinde vücudun sinir sisteminde ve hücre yenilenmesinde önemli bir rol oynuyor. 

Ülkemizde her mevsim yetişen ve çaydan marmelata, reçelden şerbete kadar birçok farklı şekilde tüketilebilen kuşburnu bitkisi; içeriğindeki pektin bileşeniyle bağırsak parazitlerini düşürmenize ve hazımsızlıktan kurtulmanıza yardımcı oluyor. Kanser hücrelerinin büyüyüp gelişmesini de önleyen kuşburnundan çay hazırlamak için 5-6 tane kuşburnu meyvesini kırıp, bir bardak kaynar suda 10 dakika demlemek yeterli oluyor. Yemeklerden yarım saat sonra içilmesi uygun olan çayın hazırlandıktan sonra 5 dakika içerisinde tüketilmesi gerekiyor. 




Adaçayı

Dünya üzerinde 5 binden fazla çeşidi bulunan adaçayı; griye yakın yeşil yapraklara sahip, eflatun, mor, mavi ve pembe renkli çiçekleri bulunan çalıya benzer bir bitkidir. Çok eski zamanlarda insanların “her derde deva” olduğunu düşündükleri adaçayı, ilaç sektöründe sıkça kullanılan bitkilerden biri. Evlerimizle yağ, losyon ve tütsü olarak da kullandığımız adaçayı, kış mevsiminde en çok ihtiyaç duyduğumuz içeceklerden oluyor. Yumuşak ve tatlı bir aromaya sahip olan adaçayı; sindirim sistemi problemleri, soğuk algınlığı ve psikolojik sorunların tedavisinde kullanılıyor. Üst solunum yolları enfeksiyonlarına karşı koruyucu ve menopoz döneminde rahatlatıcı olarak tüketilen adaçayı; akne, egzama ve sedef gibi birtakım cilt hastalıklarında vücuda sürülerek kullanılabiliyor. Gebelere, emziren annelere, 6 yaşından küçük çocuklara ya da diyabet ve kolesterol gibi günlük ilaç alması gereken kişilere tavsiye edilmeyen adaçayı; günde 3 fincana kadar içilebiliyor. 



Zencefil çayı

Hem tazesi hem de toz hali kullanılabilen zencefil, vücudumuzda hemen her şeye yararlı. Kış mevsiminde kronik öksürük, balgam ve soğuk algılığı gibi hastalıkların etkisini azaltan zencefil; hastalıklardan dolayı oluşan mide ağrılarına da fayda sağlıyor. 

Tazesi çay olarak, toz hali ise bal ile karıştırılarak tüketilebilen zencefil; kas yorgunluğuna karşı da doğal bir silah görevi görür. Günlük 3-4 gramdan fazlasının kullanılması zararlı olabilen zencefil; kilo almak isteyenler, kan hastalıklar olanlar, kalp ve karaciğer sorunu bulunanlar tarafından tüketilmemelidir. Kilo vermek için diyet yapanların da sıkça başvurduğu zencefil çayını hazırlamak için yarım litre suya bir dilim ananas, bir çubuk tarçın, bir diş kadar soyulmuş taze zencefil ve yarım limonu atıp 20 dakika kaynatmak yeterli olacaktır. Zencefil çayını hazırladıktan sonra bir süre bekleyebilir ve sonra içebilirsiniz. 



Ihlamur çayı

Çocukluğumuzdan beri her hasta olduğumuzda tükettiğimiz ıhlamur çayını hepimiz severek içiyoruz. Güzel tadı ve hoş kokusuyla kışı sevdiren içeceklerden olan ıhlamur çayı, ülkemizde de yetişiyor. Özellikle soğuk mevsimlerde kullanılan ıhlamur çayı, grip ve nezlenin baş düşmanı. Hastalıklarda uygulanan tıbbi tedavileri destekleyici olarak başvurulan ıhlamur; grip olduğumuz zamanlarda öksürüğe sebep olan bakterilerin vücuttan atılmasını kolaylaştırarak, solunum yollarında yaşanan tahribatı da gideriyor. Kronik alerji yaşayan hastaların da en yakın dostu olan ıhlamur çayı, düzenli olarak kullanıldığında nefes açıcı özelliğini gösterir. Hastalıklara sebep olan mikropların terleme yoluyla dışarı atılmasını sağlayan çay, pamuğa batırılıp gözlerde bekletildiğinde, gözdeki hastalıkların iyileşmesinde de etkili olur. Demlenerek tüketilmesi gereken ıhlamuru hazırlamak için bir tutam ıhlamur, bir fincan kaynar su, bir tatlı kaşığı nane ve birkaç dilim limon yeterli olur. 



E-Ticaret altyapısı eTicaret.Guru ® ile hazırlanmıştır.

× Alışveriş deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Kişisel veri politikamızla ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.